Yeşil İnşaat Innovia 3 projesinde Evler 660 TL Taksitle Satışta


Yüzde 30 peşin, bir yıl ve iki yıl sonra yüzde 10, teslimde de yüzde 10 ödeyerek ve kalan bakiyeyi 40 ay taksitlendirerek konut sahibi olmak mümkün. 1+0 konutların 40 ay vadeli fiyatı 51 bin TL, aylık sabit taksidi 510 TL. 1+1 konutların 40 ay vadeli fiyatı 66 bin TL, aylık sabit taksidi 660 TL. 2+1 konutların 40 ay vadeli fiyatı 125 bin TL, aylık taksidi 938 TL. 3+1 konutların 40 ay vadeli fiyatı 136 bin 500 TL, aylık sabit taksidi 1024 TL.375 bin metrekare alana kurulan projenin tamamında 14 bin konut bulunacak. Toplam 5 etaptan oluşacak olan projenin ilk etabında yaşam başladı, ikinci etabında ise tüm konutlar satıldı. İlk etapta bin 73, ikinci etapta 3 bin 116 konutun bulunduğu projenin üçüncü etabında ise 3 bin 350 konut bulunuyor.Innovia 3'te bahçeler, süs havuzları, şelaleler, yüzme havuzları, spa merkezi, terapi odaları, basketbol sahası, buz pateni pisti, tenis kortları yer alıyor.Projenin Haziran 2012'de teslim edilmesi planlanıyor.0212 414 08 00

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Gaysan Mobilya F-C Marka İletişim'den Hizmet Alacak


Türkiye'nin ilk ve tek hareketli mobilya üreticisi olan Gaysan, F&C Marka İletişimi'nden tam hizmet alacak.Çok fonksiyonlu, açılır kapanır duvar yatakları üretiminde 20 yılı geride bırakan Gaysan, ?ayatına Yer Aç' sloganlı reklam filmiyle ekranlara girmeye hazırlanıyor.F&C Marka İletişimi müşterileri arasında, Modoko, Papağan Kuruyemiş, Düfa Boya, Sema Hastanesi, Entegre Harç, Kamer Holding, Beysu, Fizyorem, Seray Mobilya, Sina Enerji, Donat Collection, Şah Inn Paradise, Artwin Pencere, Erimez Kardağ Su ve Furkan Bitki Çayları yer alıyor.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Kadınların İkamet Ettiği Ev Sayısı Almanya'da Artıyor


Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine... Bahsedeceğim şey tam da bu. Hem özgür, hem de kollektif bir hayat sürebilmek. Maalesef Türkiye'de değil, Almanya'da mümkün olan bir kadın hareketi. Ama belki bize de ilham kaynağı olabilir.Küçük komün hayatları kurmak, Türkiye'de bir şehirli fantezisi.

Büyük şehirden, mücadeleden, kazık yemekten, tıpkı evrenin kendisi gibi gittikçe genişleyen hayata hakim olamamaktan ya da olmaya çalışmaktan yorulanlar, en güvendikleri, en iç halkadaki arkadaşlarıyla birlikte kuracakları basit hayatların hayalini kuruyor.

Benim küçük çemberimin de var böyle bir hayali.

Adada, aynı mahallede birbirine yakın evlere taşınmak, hem bunca yılın alışılmış yalnızlığını, koruyup hem de kapıdan çıkar çıkmaz bir dost bulmak, birbirimize göz kulak olmak bütün derdimiz.

Ama dedim ya fantezi...

Türkiye'de yalnız yaşayan kadınların sayısı batıyla kıyaslandığında çok çok az.

Bizde bir kadının yalnız yaşamak durumunda kalması, kocasının vefatı ve çocuklarının evlenmesi ile oluyor genelde. Ki böyle durumlarda çocuklar annelerini yanına alıyor.

Gerçekten yalnız yaşamayı tercih etmek?pek sık rastlanan bir durum değil. Özellikle de ileri yaşlarda. Bu tercih hala pek anlaşılır bulunmuyor nedense, yalnızlara kader kurbanı gözüyle bakılıyor.

Fakat bu, böyle gideceği anlamına gelmiyor. Hiç evlenmemeyi seçen ya da boşanan genç kadınların sayısı arttıkça, bundan 15-20 yıl sonra orta yaşını geçmiş yalnız kadın sayısı da artacak. İşte belki o zaman birazdan bahsedeceğim sisteme ihtiyaç duyulacak.

HEM YALNIZ HEM DEĞİL

Frauen Wohnen (Kadınlar ikamet ediyor), Almanya'da sadece kadınların kabul edildiği bir inşaat ve sosyal hayat projesi. Berlin ve Münih başta olmak üzere farklı şehirlerde faaliyet gösteriyorlar. Buradan ev alan kadınlar hem kendi kendilerine kalabilecekleri dairelere sahip oluyor, hem de kapıdan çıktıkları an sosyal bir hayatın içine girebiliyorlar.

Çünkü bu siteler, sadece bir toplu konut projesi olarak tasarlanmıyor. Kadınların bir araya geleceği salonlar, aktiviteler, bahçe ve terasları da içinde barındırıyor.

Özerk ve kendi kendini yöneten projeler. Bir kere katılan, ömür boyu ikamet hakkı kazanıyor. Evinizin parasını inşaat bittikten sonra değil başlamadan ödemeye başlıyorsunuz. Böylece dışarıdan finansman aranmıyor, projede özgürce davranılabiliyor.

Büyüklüğüne göre değişmekle birlikte, evinizin metrekaresi başına ve sosyal alanların metrekaresi başına ayrı ayrı ödeme yapıyorsunuz.

FİKİR 12. YÜZYILDAN

Berlin'deki projenin adı Beginenhof. Bu terim eskiden küçük metrekarelerde komün hayatı yaşayan sanatçı ve öğrencilerin barındığı yapılar için kullanılıyordu. 12. yüzyılda, hiç evlenmemiş veya kocası ölmüş kadınların toplandığı konutlara bu isim veriliyordu.

Almanya'nın başkentinde yalnız yaşayan kadın sayısının bugün 600 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Bunların 53 tanesi Beginenhof'ta. Yaşları 40 ile 75 arasında değişiyor.

Ortak noktaları, hiçbirinin tamamen izole hayatlar sürmek istememesi. Kendileriyle aynı konumda olan, yeni arkadaşlıklar arayan diğer kadınlarla bir arada olma derdindeler. Çoğu çocukları evlendikten ve eşleri öldükten sonra buraya gelmeyi tercih etmiş. Beginenhof'ta bir daire sahibi olabilmek için metrekare başına 2 bin 300 Euro ödemişler.

İKİNCİ ANAHTAR MUTLAKA KOMŞUDA

Birbirlerine yardım ediyor, komşularını kolluyorlar. Burası hepsine sıcak birer yuva sunmuş. Herkes, herkesi sevmek zorunda değil elbette, ama işbirliği yapmak ön koşul.

Birlikte dans kursuna katılıyor, edebiyat sohbetleri yapıyor, oyun oynuyorlar. Mutlaka, birlikte yaşamanın getirdikleriyle ilgili tartışmaların yapıldığı bir toplantı da oluyor. Böylece sorunlar büyümeden çözülebiliyor.

Evlerinin ikinci anahtarı, kendi seçtikleri bir komşuda duruyor. Bu anahtarlar, her ihtimale karşın, kapının üzerinde anahtar olsa bile kapıyı açıyor.

Bu arada, siteler erkeklere yasaklanmış değil, içeri erkek sinek bile giremez diye bir kuralları yok. Hatta eşi ve çocuğuyla birlikte yaşayanlar bile var. Tek kural, evin tapusunun kadının üzerinde olması.

İçeride 53 kadın var ama 2 bin tanesi de böyle bir sitede yaşamak için sırada bekliyor. Zaten Berlin ve Münih'te bunun gibi başka sitelerin yapılmasına devam ediliyor. En yakın tarihlisi 2011'de hizmete girecek.

NEDEN ERKEKLERE DEĞİL DE KADINLARA ÖZEL

Bunun, muhtemelen dünyanın her yerinde geçerli olan bir sebebi var: Kadınlar erkeklerden daha az kazanıyor. Onlara özel, onları kollayacak projeler üretmek gerekiyor. Bu evler, lüzumsuz metrekarelerde planlanmadığından daha hesaplı. Hatta aynı metrekarede inşa edilen konutlardan bile yüzde 50 daha ucuzlar. Frauen Wohnen evleri, büyük pencereleri, yemyeşil bahçe ve terasları ile kısmen ekolojik ve iyimser hayatlar sunuyor kadınlara.Banu TunaHürriyet

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Emrullah Turanlı 750 milyon Dolarlık Projeler İle Geliyoruz


2009 yılını projeleri tamamlayarak ve plan yaparak geçirdiklerini söyleyen Taş Yapı'nın patronu Emrullah Turanlı 2010 yılında 750 milyon dolarlık yatırımla piyasalara dönüş yapacaklarını açıkladı.



Göztepe'de Meteoroloji Müdürlüğü'ne ait projenin inşaatına gelecek ay başlayacaklarını söyleyen Turanlı konuşmasını şu şekilde sürdürdü: Burayı kat karşılığı almıştık. İmar ve inşaat izinleriyle uğraştık. 600 konut yapacağız. Kat karşılığı almıştık. Haziran'da satışa başlayacağız. Yüzde 60 kat karşılığı oranını çıkarırsak 300 milyon dolarlık satış yapmayı hedefliyoruz. Seyrantepe'de İnanlar İnşaat ve Hakan Kıran ile ortak proje hayata geçireceğiz. Yer üstünde 100 bin metrekare alanlı otel, ofis ve residence ve yer altında ise 70 bin metrekarelik kapalı otapark olacak. Kat karşılığı anlaştık. 400 milyon dolar gelir hedefliyoruz. Ayrıca Beşiktaş Belediyesi'nin hemen arkasında 200 residence'lik bir inşaat yapacağız. Vakıflar'dan 26 yılılğına yap-işlet-devret modeliyle kiraladığımız arsanın işletmesini Hilton yapacak. Hilton Residence'nin altında 700 araçlık otopark olacak. Buranın maliyeti ise 25 milyon dolar civarında



Gayrettepe'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden 30 yıllığına kiraladıkları arsaya otopark yapacaklarını söyleyen Emrullah Turanlı yaklaşık 800 araçlık otopark ile bölgenin otopark proeblemini çözeceklerini belirtti.



Alutinaze'de Selçuklu İnşaat ile ortak aldıkları eski STFA Genel Müdürlük binası için de yıl sonuna doğru düğmeye basacaklarını ifade eden Turanlı, Burada arsa bize ait. 30 bin metrekare arsa üzerine 250 lüks konut yapacağız. Beklediğimiz gelir yüzde 50 civarında. Diğer taraftan enerjide büyümeye devam edeceğiz. Enerji lisanslarımızı Goldman Sachs'a satmıştık. Onların inşaatlarını yapacağız. Alman sanayi devi AEG'nin enerji bölümünü satın aldık. İşlemler 10 gün önce bitti. 150 milyon dolar harcayarak Rusya ve Türkiye'de enerji yatırımları yapmayı planlıyoruz diye konuştu.



Yurtdışı operasyonları da sürdürdüklerini kaydeden Emrullah turanlı, Dubai'de 150 milyon dolarlık meydan Otel projesini teslim ettik. Maktum, Taş Yapı ve Mirhan'ın baş hafrlerinden hareketle MTM diye bir ortaklık kurduk. El Maktum ile birlikte 450 milyon dolarlık Meydan adında alışveriş merkezi, ofis ve residence projesi yapacağız. libya'da 550 milyon dolarlık iş yapıyoruz. Bunun 100 milyon doları Tirebolu'da 1.500 konutluk proje. Geriye kalan 450 milyon doları ise demiryolu yatırımı. demiryolu işinde Ruslarla ortağız



Taş Yapı battı. Batıyor söylentilerini değerlendiren Emrullah Turanlı, Bizim en kötü günümüzde 150 milyon dolar likidimiz oldu. Batıyor söylentisini çıkaranlar neye dayanarak çıkarıyor anlayamıyorum. Bizim kat karşlığı anlaşmalarımızın en kötüsü neredeyse 100 milyon dolar yapar. Türkiye'de başka hangi şirket bunu başarabilir. Son 2 yılda yeni proje yapmayınca insanlarda böyle bir algı oluştu. Biz geçen süreyi projeleri tamamlayıp teslim ederek geçirdik. Sessizliğimiz bundandı diye konuştu.

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]

Çemberlitaş Sütunu'nda Devam Eden Çalışmalar Bitti


36 metre uzunluğundaki sütunda 2003'te iskele kurularak kirli yüzey arındırıldı ve çimento bazlı dolguların bir kısmı mekanik olarak temizlendi. Daha sonra mermer başlık temizlendi, porfir kaidede kılcal enjeksiyon ve çatlakların dolgusu yapıldı, orijinal çemberler temizlendi ve paslanmaya karşı işlemleri yapılarak yerlerine monte edildi. Restorasyon 1 milyon 300 bin TL'ye mal oldu.

Sabah





Konuyla ilgili basında çıkan diğer haberler

Çemberlitaş 6 yıl aradan sonra gün ışığında İstanbul'daki önemli tarihi eserlerden 36 metre uzunluğundaki Çemberlitaş Sütunu'nda yaklaşık altı yıldır devam eden restorasyon çalışmaları tamamlandı.



Sütunun, ultrasonik jeoradar sistemi kullanılarak üç boyutlu çatlak haritaları çıkarıldı. Mermer başlık temizlendi, porfir kaidede kılcal enjeksiyon ve çatlakların dolgusu yapıldı, orijinal çemberler mekanik olarak temizlendi ve paslanmaya karşı işlemleri yapılarak yerlerine monte edildi. Çemberlitaş'ın orijinal kısmını oluşturan porfir taşı Muğla'dan, sütunun alt tarafında Osmanlı döneminde yapılan eklenti olan küfeki taşı Pınarhisar'dan temin edildi. Restorasyon çalışmaları için yaklaşık 1 milyon 300 bin TL harcandı.



Roma'dan getirildi



İmparator I. Konstantin onuruna MS 330 yıllarında İstanbul'un yedi tepesinden biri olan ve şu anki adıyla Çemberlitaş olarak bilinen semtteki tepeye dikilen sütun, her biri üç ton ağırlığında ve üç metre çapında olan bileziklerle birbirine bağlanmış toplam sekiz adet sütun ve bir kaidenin üst üste konulmasından oluşuyor. Bizans İmparatoru, uzunluğu o dönemde 57 metre olan bu sütunu Roma'da Apollon Tapınağı'ndan söktürmüştü.

Hürriyet





1.5 milyona kendini gösterdi İstanbul'daki en önemli tarihi eserlerden biri olan Çemberlitaş Sütunu'nda yaklaşık 6 yıldır devam eden restorasyon çalışmaları sona erdi. Tarihi sütunun restorasyon çalışmaları için yaklaşık 1 milyon 300 bin TL harcandı.

Takvim

Haberi Yaylaşın:

[del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Google] [MySpace]